H.T.EGiTiM KOÇU ÇOCUĞUNUZ AĞLIYOR DiYE HER iSTEDiĞiNi YAPMAYIN

2014-08-05 03:54:00

''ÇOCUĞUNUZ AĞLIYOR DİYE HER İSTEDİĞİNİ YAPMAYIN'' “Çocuğun ağlamasına kıyamayıp hemen istediğini yapmak veya “dokunma, yapma” gibi kuralcı söylemler; çocuğun duygularını ve isteklerini sürekli ağlayarak belirtmesine neden olabiliyor” tespitinde bulunan Psikolog Dr.Erdem Toprak,çocuklarda sürekli ağlama davranışında bulunan anne-babalara, şu önerilerde bulundu: BEBEKLER AĞLAMAYI İLETİŞİM ARACI OLARAK KULLANIR “Bebekler İhtiyaçları için ağlayarak haber vermektedirler, zamanla ihtiyaçları karşılandıkça beklemeyi öğrenirler. Bebek, 1 yaş gibi hareket kabiliyetinin gelişmesiyle birlikte; özgürlük, özerklik, bağımsızlık için çabalarken, ebeveynler bebeğe zarar gelmesinden korkarak sınırlamalar getirmeye, kuralları öğretmeye çalışmaktadır. 2 YAŞINDA İNATÇILIK VE AĞLAMA ÇOK SIK GÖRÜLÜR Özellikle 2 yaş civarında hem anneye bağımlılık hem de özerk bir durum vardır. İnatçılık ve ağlamalar bu dönemde çok sık görülmektedir. Öncelikle bu dönemde çocukların hareketli, keşfedici, karıştırıcı ve ısrarcı olduklarını bilmek gerekmektedir. Ancak bu olumsuz özellikler geçicidir. 3 yaş gibi daha uyumlu, kurallara uyan beklemeyi bilen bir çocuk ortaya çıkmaktadır. YASAKLAR KONUSUNDA KESİN VE KARARLI OLMAK ÖNEMLİ Çocuklar çok çabuk öğrenirler ve unutmazlar. Örneğin çocuk şeker istediğinde, anne baba bunu istemediğini belirttiği halde çocuk ağlamaya başladığında sussun diye veriyorsa çocuk ağlama yolu ile istediklerini yaptırabileceğini öğrenmiş olur. Ödüllendirmeyi yanlış yapmamak için öncelikle yasaklar konusunda kesin kararlı olmak ve tutarlı davranmak önemlidir. Tutarlı davranış i&... Devamı

H.T.EĞiTiMKOÇU TEMPLE GRANDiN OTiZiMLi BiREYiN BAŞARISI

2014-08-02 22:17:00

TEMPLE GRANDiN OTiZiMLi BiREYiN BAŞARISI Bugün sizlere Dünya da Otizm'i yenmiş bir elin sayısını geçmeyen kişilerden biri olan ve muhteşem Otizmli Zekâ Temple Grandin'in bir röportajından bir kısım paylaşacağım. Bugün dünyada bilinen Otizm'in tek tedavi yöntemi YOĞUN EĞİTİM ve kendisi de röportajının bu bölümünde bundan bahsediyor ve Otizm ile ilgili püf noktalardan bahsediyor. Bir otizmli bireyin hayata tutunabilmesi ve yaşam kalitesini yükseltebilmesi için ebeveynleri tarafından desteklenmesi ve SOSYAL DEVLET bilinci ile devletin yoğun eğitim sistemini tam olarak sunması gerekmektedir. Bu sayede birçok Otizmli çocuk hayata tutunabilir ve hayatta yerlerini alabilir… Temple Grandin kimdir? Hayvan bilimi üzerine Illinois Üniversitesi’nden doktorası olan ve Amerika'daki hayvan çiftlikleri idare tesislerinin üçte birini ve diğer bazı ülkelerde yine bu tarz tesisleri tasarlayan kişidir. Şu anda kendisi, Colorado Eyalet Üniversitesi hayvan bilimlerinde profesör asistanlığı yapmakta ve sıklıkla Amerika'nın dört bir yanındaki otizm toplantılarına konuşmacı olarak katılmaktadır. Şu anda Fort Collins, Colorado'da yaşamaktadır. Dünya da tek yazılı olmayan ama geçerliliği ve güvenilirliği kabul edilmiş projelere sahiptir. Röportajdan Bölüm… Temple Grandin, Ph.D. Assistant Professor Colorado State University Fort Collins, CO 80523, USA (Revised: December 2002) İyi öğretmenler benim başarıya ulaşmamı sağladı. Otizm'i yenebildim çünkü iyi öğretmenlerim vardı. 2,5 yaşında deneyimli öğretmenlerin bulunduğu bir ana sınıfına yerleştirildim. Erken yaşlardan itibaren iyi davranışlar göstermeyi ve akşam yemeği masasında nasıl davranmam gerektiği bana öğretildi... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU PROBLEMLERiNiZi OLDUGU YERDE BIRAKIN

2014-06-18 05:11:00

BIRAKIN KIRILSIN! Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu: "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?" '50gr!' ... '100gr!' ...'125gr'…diye öğrenciler yanıtladı. "Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem," dedi profesör, "ama, benim sorum şu ki : "Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?" 'Hiçbir şey' …diye yanıtladı öğrenciler. "Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez… "Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı "Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?" "Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!"…  Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler. "Çok iyi. Peki, tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?" Diye sordu profesör. "Hayır…" diye yanıtladı herkes. Peki, o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi "Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar. "Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?"diye tekrar profesör sordu. "Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi. "Kesinlikle!" dedi, profesör. "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşünün. Artık seni b... Devamı

H.T.EGiTiM KOÇU DÜNDEN DAHA HIZLI MISIN?

2014-06-12 03:49:00

Dünden daha hızlı mısın? BENİM AFRİKAM   Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da Kafasında bir tek düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa aslana yem olur.   Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında bir tek düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa açlıktan ölecektir.   İster aslan olun, İster ceylan olun hiç önemli yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin.   Çünkü eğer aslansanız, Ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız Ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, Artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır, O halde düne göre hızınızı artırmanız  gerekmektedir.   Yok eğer ceylansanız Ve henüz aslana yem olmamışsanız Hızınızı düne göre mutlaka artırmalısınız, Çünkü sıra size gelmiş olabilir.   Yani... Hayat koşusunda, devam edebilmenin tek şartı var... Dünden daha hızlı olabilmek... Bakın bakalım şimdi kendinize... Ondan, Şundan, Bundan değil “Dünden” hızlı mısınız? Sevgilerimle... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU DERS ÇALIŞMAYAN ÇOCUĞA AiLELER NASIL DAVRANMALI?

2014-06-10 10:17:00

Ders çalışmayan Çocuğa Aileler Nasıl Davranmalı ? Öncelikle eşinizle Ya da ailedeki diğer yetişkinlerle bu fikrinizi konuşun ve bu konuda bir aile toplantısı yapmak istediğinizi söyleyin. Aile içerisinde bir toplantı yaparak, Herkesin sorumluluklarından bahsedin, Öncelikle kendi sorumluluklarınızdan bahsedin. Aileye, çocuklara, işe vb. Örneğin ben anne olarak akşam yemeklerini hazırlarım Daha sonra çocuklarınızın sorumluluklarından, neler yapabileceklerden bahsedin, Kardeşlerine, okuluna, ailesine vb. Çocuğunuza sorumluluklarını bulması konusunda yardımcı olun. Her aile bireyinin sorumluluklarını mutlaka yazıyor olun ve bu kağıdı herkesin görebileceği bir yere asın. Her hafta ailece toplanarak sorumlulukların yapılıp yapılmadığı ile ilgili tartışılmalıdır. Sorumlulukların ne kadarının yapıldığı, yapılamadıysa nedenleri , nasıl telafi edileceği, eklenecek yeni sorumluluklar Ya da çıkarılacaklar konuşulmalıdır. Ebeveynler o hafta yapmadıkları bir sorumluluk Ya da görev varsa mutlaka bunu konuşmalıdırlar bu çocuğu yapamadığı görevler konusunda motive etme açısından önemlidir. Önemli Not: Bazı aileler, Çocuklarına sorumluluk vermekten kaçınır. Örneğin giysilerini onlar giydirir, derslerini neredeyse onlar yapar, oysaki bütün bunlar çocuğa iyilik yapmaktansa onun sorumluluk almayı öğrenmesini engeller. Sorumluluklar çocuklara hayatları ile ilgili becerileri kazanmaları için fırsat verir. Çocuğunuzun kendi işlerini yapabilceği şeyleri kendisi yapması oldukça önemlidir. Çocuğunuzu bir sonraki günü planlaması için ona her gün yarın ne yapacaksın sorusunu sorun ve ertesi gününü planlaması için onu teşfik edin, günlerini doğru şekilde planlayamayan çocuklar görev ve sorumluluk bilincini geli... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÖĞRENME HIZINIZI ARTIRMA UYGULAMALARI

2014-06-08 23:36:00

     ÖĞRENME HIZINIZI ARTIRMA UYGULAMALARI     Öğrenme hızınızı artırmak için şu uygulamaları denemekte fayda var. 1. Öğrenmek istediğiniz neyse onun için iyi bir sebebiniz olsun ve onun ne olduğunu bilin. 2. Öğrenmek aktif bir süreçtir ve şimdiki zamanda gerçekleşir. Şimdiki zamana odaklanıp öğrenmeyi gelecekteki belirsiz bir zamana ertelemeyin.  3. Öğrenmeye tam olarak odaklanmak için gereken zamanı, ortamı, ruh halinizin nasıl olduğunu fark etmeye çalışın. Bunu geçmiş deneyimlerinizden sağlayabilirsiniz. 4. Kişiler yeni şeyler öğrenme riskini üzerlerine almak için kendilerini  cesaretlendirmelidirler. Bunu geçmişte çok zor olan bilgileri  öğrendiğiniz zamanları hatırlayabilirsiniz. Kendinizi, şımartmaya kaçmadan övmeli ve  yeni öğrenme sonrası kendinizi ödüllendirmenin yollarını bulmalısınız. 5. Öğrenmede başarılı ya da başarısız olabilirsiniz. Diyelim öğrenmeniz gereken konuda başarısız oldunuz. Cesaretiniz kırıldı. Hayal kırıklığına uğramış olarak onları yeniden deneme isteğini kolay kolay yakalayamazsınız. Düşünsenize bu tutumu çocukken de yapmış olsaydınız, her düşüş sonrasında pes edip emeklemeye devam etseydiniz şimdi yürüyemezdiniz. Çok kere düştünüz; ama ayağa kalkma cesaretini buldunuz. Eğer öğrenme sürecinde ilk denemede vazgeçerseniz, size söylenebilecek en güzel söz, “Küçük ve yürümek için çabalayan  bir çocuk kadar bile cesaretiniz yok.” olacaktır. 6. Kendinize gereğinden fazla baskı yapmayın. Sınırlarınızı tanıyıp bunları çok fazla zorlamayın. Çok iyi öğrendiğiniz dönemler kendiniz için bir mola vermesini bi... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÇOCUKLARIMIZI YETiŞTiRiRKEN NERELERDE YANLIŞ VAR?

2014-06-04 08:23:00

ÇOCUKLARIMIZI YETiŞTiRiRKEN NERELERDE YANLIŞ YAPIYORUZ? Anne babaların en çok zorlandığı konulardan biridir, çocuk eğitimi. Günümüz anne ve babaları çocuklarının eğitimleri konusunda bilinçli olmak ve onları iyi yetiştirebilmek için ellerinden geleni yapıyor. Eğitimler, kitaplar, televizyon programları vb. bir çok alandan bilgi sahibi olarak ve üzerinde düşünerek kendi çocuklarını en iyi şekilde geleceğe hazırlayabilmek için çaba sarf ediyor. Ancak bazı zamanlarda zorlanıyor, nasıl davranacağımızı bilemiyoruz. Çocuklarımız hırçın, bizim sözümüzü dinlemeyen, saygısızlık yapan, olumsuz davranışlar sergileyen tutumlar içerisine girebiliyor zaman zaman. Biz ise çocuklarımızla iletişimi ön planda tuttuğumuz için öncelikle konuşarak sorunlarımızı halletmeye çalışıyoruz. Ancak başarılı olamadığımız, konuşmalarımızın etkili olmadığı durumlar yaşayabiliyoruz. Belli eğitimlerden geçip, bir bilinç seviyesine ulaştığımızda, kendimizle ilgili değerlendirmelerde bulunmaya başlıyoruz. Çocukken bizi negatif etkileyen davranışlar nelerdi? Neyin özlemini çektik? Çocukluğumuzda ne farklı olsaydı kendimizi daha iyi hissederdik? gibi bir çok sorunun cevabını vererek, kendi çocuklarımıza bizim yaşadıklarımızı yaşamamaları için farklı şekillerde davranıyoruz. Oysa ki bazen durup düşünüyoruz. Ters giden bir şeyler var. Biz daha yasaklarla, daha az ilgiyle ve kısıtlı şartlar içinde büyüdüğümüz halde, çocuklarımız bizim ailelerimize davrandığımızdan daha iyi şekilde davranmıyor bize ve bizden daha olumlu davranışlar içinde değiller. Nerede yanlış yapıyoruz, diye düşünmeye başlıyoruz. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, dünya hayatı, sorunsuz vakit... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU HAYATIN GiZEMiNi FARKETMEK

2014-06-03 23:56:00

KAŞIKTAKİ YAĞLARI DÖKMEDEN... Hayata ve olaylara hep kendi penceremizden bakıyoruz. Hayatın seri akışına kendimizi öyle kaptırmışız ki, önümüzde, arkamızda cereyan eden olayların bazen hiç farkına varmıyoruz.  Çoğumuz için doğrunun adresi tek...  Hayat koşturmacasının peşinde geçen günlerimizi kimimiz sadece para kazanmak, zengin olmak, çocuklarımıza rahat edecekleri bir gelecek bırakmak için çalışmak olarak değerlendirirken; kimimiz de nasıl olsa bu dünya boş ve geçici felsefi düsturunu kendimize rehber edinmeyi tercih edenler grubuna dahil olmuşuz. Oysa ki hayatın elde edilmemiş ve keşfedilmeyi bekleyen milyarlarca güzelliği olduğunu, bize düşenin etrafımıza sadece bakmak değil, baktığımızı görmek düsturuyla hareket etmek gerektiğini pek çoğumuz bilmiyoruz.  Keşfedilmemiş bir mağara vardır insanın içinde. Kimse bilemez nerede olduğunu. Herkes bir ömür boyu arar da bin ömür de geçse bulamaz. Sonunda böyle bir yer olmadığına karar verilerek vazgeçilir aramaktan. Oysa bize düşen etrafımıza biraz daha dikkatli bakmak ve görmek. Elimizdeki kaşıktaki yağları dökmeden sarayın güzelliklerinin farkına varabilmek. Konumuzla ilgili “Hayatın Gizemi” başlığında çok güzel bir hikaye var bunlardan birini paylaşmak istiyorum sizinle.  Hayatın gizemini ve mutluluğu arayan bir genç vardır. Bu genç hayatın gizemine ve mutluluğun kaynağına ulaşmak için bilgelerden yardım ister. Ve sonunda derdine bir kralın derman olabileceğini öğrenerek bilge kralın karşısına çıkar. "Bana hayatın gizemini ve mutluluğun kaynağını anlatır mısınız?" der. Kral kendisine daha sonra yardımcı olabileceğini söyler. Şimdi gidip sarayını dolaşmasını ister. Gence bir kaşık verir. Kaşığın içerisine de... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÇOCUĞUN BAŞARILI OLACAĞINI NASIL ANLARSINIZ?

2014-06-03 23:46:00

Bir çocuğun başarılı olacağını nasıl anlarız? Ailelerin kafasında her zaman bir soru var: çocuğum başarılı olur mu?   Acaba hangi çocuk başarılı olur? Hangisi liderlik yapar? Bir çocuğun başarılı olup olmayacağını önceden kestirebilir miyiz? Başarıyı belirleyen çok etken var ama ana etken her zaman motivasyon. Yani, çocuk başarılı olmak istiyor mu? İstiyorsa, neden? Başarılı olmak isteyen çocuk hırslı oluyor. Hırsı yaratan dört ana motivasyon türü var. İLİŞKİ İHTİYACI Motivasyon kaynağı onaylanmak olabilir. Bu kişiler için asıl amaç ilişkilerini iyi tutmak. Çatışmayı sevmezler. Yalnız kalma korkuları vardır. Aidiyet hissetme ihtiyaçları yüksektir. MÜKEMMELLİK İHTİYACI Bu kişilerin asıl motivasyon kaynağı bir işi en iyi yapmaktır. Kendilerine hedef koyarlar ve en iyisini yaparlar. Çok çalışırlar. Çok disiplinlidirler. Yeni bir beceri öğreniyorlarsa, en üst seviyeye çıkarlar. Rekabetçidirler. İDRAK İHTİYACI Bazı insanlar çok çalışır ve tek amaçları vardır: anlamak. Bu kişiler çok soru sorar, çok meraklıdır. Her şeyi anlamak isterler. Okurlar, sorarlar ve bağlantılar kurarlar. GÜÇ İHTİYACI Güç ihtiyacı olan kişilerin temel motivasyon kaynağı diğer insanlar üzerinde etki yaratmaktır. Etki yaratarak kendilerini güçlü ve prestij sahibi hissederler.  Bu çocuklar hemen arkadaşlarını organize eder ve istediklerini yaptırabilir. Kritik soru şu: bu dört motivasyon kaynağından hangisine sahip olanlar başarılı olur? Hangisine sahip olanlar lider olur? Dahi ya da yetenek (talent) grubu dediklerimiz hangi motivasyon kaynağına sahiptir? Tek tek bakalım. İDRAK MOTİVASYONU Bu kişiler her şeyi anlamak ister. Alt mekanizmalara iner. Öncü bir bil... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÇOCUGUNUZU iYi NASIL ANLARSINIZ?

2014-06-03 23:25:00

ÇOCUĞUNUZU ANLAMAK Anne, baba ve çocuklar arasında kurulan pozitif ve sağlıklı iletişim ailenin mutluluğu üzerinde büyük bir role sahiptir. Bunun yanı sıra çocuklar ailelerinde benimsedikleri bu iletişim tarzını model alırlar ve sağlıklı bir iletişim tarzı, çocukların hayatları boyunca sağlıklı sosyal ilişkiler kurmalarına yardımcı olacağı gibi kendini ifade etme yeteneklerini ve özgüvenlerini de arttırır. İletişim, her yaştaki çocuk için hem kendine karşı oluşturacağı özsaygının hem de insanlarla ilişkilerinde kullanacağı becerilerin temelini oluşturacaktır. Bu, küçük bir bebek için de ergenlik çağındaki bir genç için de geçerlidir. Anne baba ve çocuk arasındaki pozitif iletişim için göz önünde bulundurulması gereken noktalar şunlardır; Çocuğunuzla ilgilendiğinizi, size her ihtiyacı olduğunda onun yanında olacağınızı bilmesini sağlayın Çocuğunuzu duymaya değil dinlemeye özen gösterin. Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde, dikkatinizi dağıtacak her türlü uyarandan uzaklaşmaya çalışın, televizyonu ya da bilgisayarı kapatın ya da gazetenizi elinizden bırakın. Sizin dışınızdaki kişilerin dahil olması gerekmediği sürece önemli konulardaki konuşmalarınızı özel tutmaya çalışın. Çocuğunuzu başka insanların önünde güç duruma düşürmek, utandırmak ya da tenkit etmek çocuğunuz için son derece yıpratıcı olacaktır, bu tür tutumlardan özenle kaçının. Çocuğunuzla konuşurken fiziksel olarak aynı seviyede olun. Onunla göz teması kurmaya özen gösterin. Bir davranışından dolayı çocuğunuza çok sinirliyseniz sakinleşene kadar iletişime geçmekten kaçının. Yatışmayı beklem... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU SÖZEL DERSLERE ÇALIŞMA TAKTiKLERi

2014-06-01 23:50:00

Sözel Derslere Çalışma Taktikleri 1.Türkçe Ve Edebiyat Derslerine Nasıl Çalışılmalıdır? Türkçe 2 yaşından beri konuştuğumuz dildir. Ancak konuştuğumuz bu dil ile ilgili sınav ortalamaları çok yüksek değil. Oysa okul ve sınav başarısı için Türkçe çok önemli bir ders.Her öğrenci okuryazardır. Ancak her öğrenci okuduğunu anlayamıyor. Türkçe dersinin içeriğini: dil bilgisi ve anlam bilgisi oluşturur. Dilin özelliklerini, bileşenlerini, işaretlerini, kurallarını kavramış öğrenci dil bilgisinde başarılı olur. Dil bilgisinde başarılı olmak isteyen öğrenci de defterini yoğun kullanır. Öğretmeninden…kitabından…ekrandan öğrendiğini pratiğe geçirmek için yazar, çizer, uygulama yapar. Zarf, sıfat, fiil, edat gibi kavramlar bu çalışmalarla özümsenir.   Anlam bilgisi konusu: sözcük, cümle, paragraftır. Anlamak, yorumlamak becerisi gerektirir. Dili güzel kullanan, güzel konuşan, güzel okuyan öğrenci: anlatım bozukluğunu duyar;_ yazım yanlışını fark eder. Anlam bilgisinde uzmanlaşmak için Türkçe testleriyle çalışmanın faydası olur. Türkçe ve Edebiyat testlerinde dikkat hatası yapmamak, doğru yanıtı bulmak için okuma metinleriyle-kitaplarla haşır neşir olmak lazım. Türkçe öğretmenini derste dikkati koruyarak takip etmeli. Bakın öğretmenin verdiği örnekler önemlidir. Çünkü bu örnekler bilginin ilk uygulandığı yerdir. Kendimize “Nasıl yani?” sorusunu sorduğumuzda cevabımız “öğretmenin örneğinde olduğu gibi” olur.  Edebiyat dersinde tarih ve birazda vardır. Eserler, türleri ve eserlerin sahipleri, akımlar… bunları o tarih ve koşulları anlayarak öğrenirsek bilgi kalıcı olur. Derst... Devamı