H.T.EGiTiMKOÇU KAREKTER OLUŞUMUNDA AiLENiN ÖNEMi

2014-05-28 03:36:00

Karakter Oluşumunda Ailenin Önemi Çocuğun her türlü gelişimde en temel faktör ailedir.Özellikle aileleri gözlemlediğimizde tipik bazı ortak tutumlar görüyoruz: • Aşırı Koruyucu Aile Tipi: Anne babanın aşırı koruyucu ve kollayıcı olduğu bir aile içinde başkalarına bağımlı ve kendine güvensiz çocuklar yetişmektedir. • Aşırı Hoşgörü ve Aşırı Özen Gösterme: Her tür doğru ya da yanlış davranışında kayıtsız şartsız hoş görüyle cevap alan bir çocuk bencil olacak ve herkesin her ortamda dikkatini çekmeye,bütün ilgiyi üzerinde toplamaya çalışacaktır. • Reddetme: Bazen bir çocuk ailesi tarafından bir takım sebeplerle reddedilir.Fiziksel ve psikolojik olarak ihtiyaçları ya karşılanmaz ve görmezden gelinir ya da düşmanca davranışlarla karşılaşır.Gelecekte kendisi de her şeye ve herkese karşı düşmanca davranacak çocuklar bu tip ailelerde yetişmektedir. • Baskı Altına Alma: Çocuğun her yaptığı,her söylediği sürekli eleştirilerek çocuk uyarılır ve dışlanır.Böyle bir ailenin çocuğu isyankar bir yapıda ve aşağılık kompleksine sahip olarak yetişecektir. • Çocuğun Her Dediğini Kabul Etme: Çocuğun mutlak egemenliğinin olduğu böyle bir aile yapısında yetişen çocuklar zamanla çevrelerindeki diğer insanlar üzerinde de üstünlük kurmaya çalışırlar. • Çocuklar Arasında Kıyas Ya da Ayrım Yapma: Maalesef bazı aileler çocuklar arasında tercih yapmakta ya da birbirleriyle kıyaslamaktadırlar. Bu tip bir davranış çocukta yetersizlik ve aşağılık duygularına yol açmaktadır. • Hoşgörü ve Kabul Etme: Her şeyde olduğu gibi burada da abartıya kaçmayan bir hoş görü ve çocuğu kabul etme,onu bütün özellikleriyle k... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ANNE BABA ÖĞRETMEN iŞBiRLiĞi YARARLARI

2014-05-23 01:54:00

ANNE BABA ÖĞRETMEN İŞBİRLİĞİ YARARLARI Anne baba öğretmen işbirliği, anne babalar ve öğretmenlerin öğretim amaçlarına ulaşmada birlikte çaba göstermesi olarak tanımlanabilir. Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Yararları Anne baba ve öğretmenler etkili çalışmalar düzenleyebilen güçlü bir ekip oluştururlar. Bu ekibin gerçekleştireceği üretken bir anne baba öğretmen işbirliğinin öğremenlere sağladığı yararlar olduğu kadar anne babalara ve en önemlisi çocuklara önemli yararlar sağladığı bilinmektedir. Üretken Bir Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Uzmanlara ve Öğretmenlere Sağladığı Yararlar Şöyle Sıralanabilir;   Anne babanın ve çocuğun beklentilerinin, ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasını sağlar. Çocuğun okul dışındaki yaşantısı için önemli olan birçok davranışın belirlenmesinde daha anlamlı veriler elde edilmesine yardımcı olur. Uygun davranışların hem ev hem de okul ortamlarında pekiştirilmesi için daha fazla olanak sağlar. Öğretmenin çocuklara kazandırdığı becerilerin genellenmesinde çok önemli olan doğal ortamların daha etkili duruma getirilmesine katkıda bulunmaktadır. Böylece öğretmenin öğretim amaçlarına ulaşması kolaylaşmaktadır. Aynı duruma anne baba açısından bakıldığında Üretken bir anne baba ve öğretmen işbirliğinin, anne babalara sağladığı yararlar şöyle sıralanabilir: Öğretmenin amaçlarının ve çocuğun ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasını sağlar. Yasal hak ve sorumlulukları bilmesini sağlar. Anne babaya çocuğun okul programı ve bu programa nasıl katılabileceği konusunda bilgi sağlar. Okul programlarının olumlu etkilerinin evde de sürdürülmesinin yollarını arar. Çocuğun ev yaşamı i&cced... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ENGELLIi ÇOCUKLARA YÖNELiK AiLE EĞiTiMi

2014-05-23 01:33:00

ENGELLİ ÇOCUKLARA YÖNELİK HAZIRLANAN AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARI   I. Ev Merkezli Aile Eğitimi Programları II. Okul Merkezli Aile Eğitimi Programları III. Ev-Okul Merkezli Eğitim Programları       I. Ev Merkezli Aile Eğitimi Programları Ailenin evde eğitilmesi, evin verimli bir eğitim ortamı haline getirilmesinde avantajlı bir desenleme olarak görülmektedir. Evde uygulanan programlar, bir uzman ya da danışman tarafından, ailelerin ve çocuğun ev ortamındaki ihtiyaçlarının belirlenmesinden sonra desenlenmektedir.   Portage Aile Eğitim Programı Aileyi evde eğitmek amacıyla desenlenmiş ve yaygın olarak kullanılan programlardan biri Portage Aile Eğitimi Programı’dır. Bu program 1970’li yılların başında, engelli çocukların okul öncesi eğitimine yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiştir. Bu program dil, kavram, öz-bakım, motor ve sosyal gelişim alanlarına yönelik 450 becerinin kazandırılmasını hedeflemektedir.   Küçük Adımlar Aile Eğitim Programı Türkiye’de yaygın olarak kullanılan program ise “Küçük Adımlar Gelişimsel Yetersizliği Olan Çocuklara Yönelik Erken Eğitim Programı” dır. Bu program Avustralya’da gelişimsel gerilik gösteren çocukların aileleri tarafından kullanılmak üzere geliştirilmiş ve Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Programı öğretim üyelerinin ortak çalışması olarak Türkçe’ ye uyarlanmıştır.   II .Okul Merkezli Aile Eğitimi Programları Anne babalar okulda ya da merkezde öğrendikleri bilgileri evde uygulamasını gerektiren bu tür programlar, genellikle ailelerin grup olarak eğitimine olanak tanıması yönüyle ekonomiktir. Okulda ya da merkezde düzenlenen programlar konferanslar, çalışma toplantıları, e... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÇOCUK EĞiTiMiNDE AiLENiN ETKiSi

2014-05-19 00:02:00

    ÇOCUK EĞiTiMiNDE AiLENINi ETKiSi   Çocuk eğitiminde ailenin önemi ve sorumlulukları son derece önemlidir. Gerek çocukluğun ilk yılları olan okul öncesi dönemde, gerekse okul yıllarında ailenin vermiş olduğu eğitim veya takındığı tavır çocuğun kişilik gelişimini önemli oranda etkilemektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğun kişilik gelişiminin % 65′i okul öncesi dönem dediğimiz 0-6 yaş döneminde oluşmaktadır. Bu dönemde çocukta oluşan olumlu veya olumsuz kişilik yapısı daha sonraki dönemlerde telafisi zor sonuçları doğurmaktadır. Yaşamın ilk yıllarını olumsuz koşullar içinde geçirmiş olan bireylerin bu olumsuzlukları yetişkin olduklarında da devam ettirdikleri gözlenmiştir. Birey yetişkin olsa da çocuklukta yaşamış olduğu ailenin ve almış olduğu aile eğitiminin etkilerini taşımaktadır. Ailenin etkisi okul döneminde de devam etmektedir. Her ne kadar çocuk okula gitmiş olsa da zamanının büyük bölümünü ailenin içinde geçirmektedir. Ailedeki herhangi olumsuz bir durum çocuğun akademik başarısını da etkilemektedir.   Ailenin yaptığı hatalar Duygusal durumlarda kaygılı olan anne babalar gerçeği doğru olarak algılamakta güçlük çekerler. Bu nedenle çok küçük şeyleri bile abartma eğilimindedirler. Endişe ve kaygıları o kadar abartılı olur ki çocuğun yaşamsal alanını kısıtlama durumu ortaya çıkar. Çocuklarına yaşamış oldukları çevreden her an bir tehlike geleceğinin düşünürler ve çocuğun çevresiyle ilişki kurmasını engellerler. Çocukluk döneminde çevresiyle yeterince ilişki kurmamış bir çocuktan ileriki hayatında sosyal bir insan olmasını beklemek çok da doğr... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU

2014-05-18 23:05:00

  Bir çocuğa önce konuşmayı öğretirsiniz, sonra da susmayı (Prochnow) Çocuklardan çok şey öğreniriz. Örneğin ne kadar sabırsız biri olduğumuzu (Franklin P. Jones) Çocuklu aileler ve çocuksuz olanlar Her ikisi de birbirleri için üzülürler (Ed Howe) Çocukların sevgi görmeye ihtiyacı vardır.Özellikle de hak etmedikleri zaman(Harold Hulbert) İlk başta anne ve babalarımızın çocukları, sonra çocuklarımızın anne ve babası oluruz. Daha sonra anne ve babamızın anne ve babası, en sonunda da çocuklarımızın çocukları oluruz. (Milton Greenblatt) Çocuklar bir şekilde evliliğin devamını sağlarlar. Ve bunun için pek çok yolları vardır. Örneğin o kadar çok talepleri olur ki aileler onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken birbirlerinin hatalarını unuturlar. (Richard Armour) Eğer bebeğiniz güzel ve mükemmelse; hiç ağlamıyor, huysuzlanmıyorsa, zamanında uyuyor ve her zaman bir melek kadar iyi niyetliyse, siz bir anne annesiniz! (Theresa Bloomingdale) Bir anne için çocuğunun en sevimli olduğu zaman uyuduğu zamandır( Ralph Waldo Emerson) Çocuklar geleceğe gönderdiğimiz ve asla göremeyeceğimiz mesajlardır. (Anonymous) Çocuk büyütürken evi temiz tutmak, kar hálá yağarken kapının önünü temizlemek gibidir.( Phyllis Diller) Çocuğunuzun büyüdüğünü nereden anlarsınız? Size soru sormayı keserler ve tabii nereye gittiklerini söylemeyi de(P.J. O Rourke) Bu Dünya Çocukların Bugünün Yarını Çocukların… Bir Çocuğu Eğitmek O ülkenin Kaderini Belirler! Çocuklar Okadar Mahsumdurki Bir mellietin Savaşını Bitirebilir. her insanın içinde Bir Çocuk vardır ... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU YAPICI OLMAK EĞiTiM GEREKTiRiR

2014-05-17 23:42:00

                       YAPICI OLMAK EĞiTiM GEREKTiRiR   Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına " Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?" demiş. " Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye ilave etmiş. Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş: "İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi." - Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.  - Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.  - Asla bilmeyenle tartışma...   ... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU BÜTÜN DÜNYA HAYIR ! DEDiĞiNDE

2014-05-17 23:28:00

Bütün Dünya “Hayır!” Dediğinde Henry Ward Beecher genç bir öğrenciyken başından, hayatı boyunca unutmadığı bir olay geçti ve bundan kendine güven dersi çıkardı. Henry’den sınıfın önüne çıkıp konuyu anlatması istenmişti. Tam başlamıştı ki öğretmen araya girdi ve “Hayır!” dedi. Henry, baştan tekrar başladı ama öğretmen yine gürledi: “Yapma!” Onuru kırılan Henry yerine oturdu. Bir sonraki çocuk dersi anlatmak için ayağa kalktı ve tam başlamıştı ki öğretmen yine gürledi: “Yapma!” Bu öğrenci ezberini okumaya sonuna kadar devam etti. Otururken öğretmeni bu kez çocuğa “Aferin!” dedi. Henry tedirgin olmuştu. Öğretmene şikayet etti: “Ben de onun gibi okudum ama…” Öğretmen şöyle cevap verdi: “Dersi bilmen yeterli değil, emin olmalısın. Benim seni durdurmama izin vermen emin olmadığın anlamına geliyordu. Bütün dünya hayır dese bile, senin görevin evet demek ve bunu ispat etmektir!” Dünya bin bir biçimde hayır der: Dur! Onu yapamazsın. Dur! Hatalısın. Dur! Çok yanlışsın.  Dur! Çok zayıfsın. Dur! Bu hiçbir zaman işe yaramaz. Dur! Yeterli eğitimin yok. Dur! Temelin yok. Dur! Paran yok. Dur! Bu yapılamaz.  Duyduğunuz her bir ‘hayır’ın kendinize olan güveninizi yavaş yavaş ufalayan bir etkisi olur; ta ki siz pes edinceye kadar. Çevrenizdekiler her gün size hayır dese bile siz evet demeye devam eder ve bunu kanıtlamayı kafanıza koyar mıydınız?... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU BAŞARININ EN ETKiLi 10 KURALI

2014-05-17 01:52:00

     BAŞARININ EN ETKiLi 10 KURALI 1. Başarınızdan tamamen siz sorumlusunuz. Hayatınızın en iyi bölümü, hayatınızın size ait olduğuna karar verdiğinizde başlayacak.  Başkasına yaslanmayın ya da başkasını suçlamayın. Geleceğinizin kontrolü tamamen sizde. 2. Tekerleği yeniden icat etmenize gerek yok. Başarıların pek çoğu daha önce yapılmış bir şeyi alarak ona kendinden yeni bir özellik (bir kullanım şekli) katma üzerine kurulmuştur. 3. Eylem olmadan ilerleme olmaz. Bugün başlamayan bir şeyin yarın bitmesi söz konusu olamaz.  Bugün başlayan bir iş yüzde yüz başarısız olacak diye bir kural yok.  Öyleyse doğru yönü bulmak için harekete geçin . 4.  Israr daima kazanır. Winston Churchill’in de dediği gibi “Başarı, bir başarısızlıktan diğer başarısızlığa heyecanını kaybetmeden tökezleyerek ilerlemektir.” Nehir kayaları ancak zamanla aşındırarak kendi yolunu bulur. 5. Dikkatini odaklamak her şeydir. Bir konuya açık bir şekilde odaklanmazsanız, hiç bir konuda yüzde yüz etkili olamazsınız. Aynı anda birden fazla işle uğraşmanız etkinliğinizi azaltır 6. Başarısızlık gereklidir. Eğer bugün verdiğiniz bir kararın sonuçları beklediğiniz gibi olmazsa,  Yarın, bunu farklı şekilde yapmanız için bir fırsattır. Her bir başarısızlığı, başarıya giden yolda aldığınız dersler olarak yorumlayın. 7. Olumlu düşünce üretkenliğin yakıtıdır. Başarı olumlu düşünceden gelir. ya etrafınızdaki olumsuzluğa kapılıp gidersiniz ya da durumunuzla ilgili olumlu bir şeyler yapmaya karar verirsiniz. 8. Yapabileceğinize inanmak zorundasınız. İçinizde her şeyin mümkün olabileceğini söyleyen yeri bulun. Her şey bir hayalle başlar. Bu hayale bağlılıkla, eyleme geçme ile ve kararlılık ile... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÇOCUĞUNUZUN ROL MODELi OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN

2014-05-15 00:56:00

   Çocuğunuza nasıl davranmalısınız?    Öfke ve eleştirinizi nasıl kontrol altına alabilirsiniz?       Pek çok insan çocuk yetiştirme ile ilgili olarak çevresinden ya da kendi yetiştirilme deneyimlerinden faydalanır. Kendi çocukluklarında yaşadıklarını model alıp çocuklarına uygular. Bir süre sonra da kendilerini kaçınılmaz bir biçimde nasihat verirken bulur.   Adil ve tutarlı bir disiplin uygulayın   Disiplin ebeveynlerin çocuklara neyin kabul edilebilir, neyin edilemez bir davranış olduğunu göstermelerine olanak sağlar. Çocukları için sınırları belirlemelerine, onlardan beklenenleri ve toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini öğretmelerine yardımcı olur. Çocukların karşısında toplumu ilk temsil edenler anne babalardır. Dolayısıyla toplumun beklentilerini ve bu beklentilerin nasıl karşılanacağını en yumuşak şekilde iletebilecek kişiler de anne babalardır. Çocuğu toplumla uyumlu bir yetişkin haline getirilmesi önem taşır. Aynı zamanda adil ve tutarlı olmak gerektiğinden disiplin uygulamak hassas bir konudur. Tutarlılık konusundaki zaaf, ilişkilerinde kendi sınırlarını kurmaya çalışan çocukların kafasının karışmasına neden olabilir.   Özgüvenini sağlamak için eleştiriyi dozunda tutun   Bir çocuğun gelişimi her gün değişiklik gösterir. Onlar sadece ebeveynlerinin söylediği kelimeleri değil, kelimeleri söylerkenki tonlamalarını da duyar. Kendi vücut dillerini gözlemler, tanır, yüz ifadelerini izlerler. Çocuk ve ebeveynler arasında ilişki diğer tüm insan ilişkilerinden daha yoğun biçimde, sözel iletişimin dışında sözel olmayan iletişim aracılığı ile gelişir.   Ebeveynler çoc... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ETKiLi ANNE BABA OLMANIN YOLLARI

2014-05-14 23:10:00

İYİ / ETKİLİ ANNE VE BABA OLMANIN  41 YOLU !  - Yapmanız ve yapmamanız gerekenler. - 1- Eşinizi sevin, birlikte vakit geçirin,  sorunlarınızın çözümü için çaba harcayın,  gerekirse profesyonel yardım alın.  2- Eşinizle işbirliği içinde olun ve  çocuğunuza karşı tutarlı davranın. 3- Çocuğunuzu sevin. Öperek, başını okşayarak, dokunarak, sevdiğinizi söyleyerek  sevginizi gösterin.  Araştırmalara göre, her gün sevgi gören çocuklar daha az stres hormonu salgılıyor ve huzursuz olduklarında, stres reaksiyonları ile daha kolay baş edebiliyorlar. 4- Anne - babalık doğuştan bilinen bir beceri değildir.  Okuyun, gözlemleyin, üzerine düşünün ve kendinizi geliştirin. Evlenmeden önce vaya sonra; Psikologlara- pedagoglara gidip, aklınızda olan tüm sorulara ve sorunlarınıza çözüm yolları bulun..  5- Çocuğunuzun ilk pedagogları siz olun. Bunun için, çocuğunuzu gözlemleyin, gözlem yaparken de objektif ve önyargısız olun. 6- Çocuğunuzla daima konuşun, onu dinleyin. 7- Çocuğunuzun istekleri ile ihtiyaçları arasındaki farkı iyi bilin. Her istediğini yerine getirmek çocuğunuzu uzun vadede mutlu etmez. 8- Çocuğunuza, yaşına uygun sorumluluklar verin.  Kendini değerli ve işe yarar hissetsin. 9- Arkadaşlarını tanıyın. 10- Bağımsızlığa teşvik edin. Ortam ve olanaklarınız uygun ise, 4 yaşından itibaren, en azından yarım gün, Okul öncesi kurumlara gönderin.  Özellikle, 3 yaşından sonra,  devamlı olarak yanınızda yatırmayın. 4 yaşından itibaren, sosyal ve psikolojik ortamlarınız uygun ise, ara sıra 5-6 saat siz olmadan başka bir yakınınızda kalmasını sağlayın.  4 yaşından itibaren, sos... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU ÖĞRENiLMiŞ ÇARESiZLiĞE YENiLMEYiN

2014-05-09 10:16:00

    ÖĞRENÎLMÎŞ ÇARESiZLiK VE CAM TAVAN SENDROMUNA YENiLMEYiN “Bir Şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar” Dr. David J. Schwartz Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler. Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel ( burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı ) varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam t... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU "BiR iNSANIN ANAVATANI ÇOCUKLUGUDUR"

2014-05-05 05:06:00

BÜTÜN ANNE BABALARIN VE ÖĞRETMENLERİN OKUMASI GEREKEN BİR HİKAYE     Bir gün seminere başlamadan önce güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı: - Hayrola, neden elimi öpmek istedin? - Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinize katıldım. Hayatım değişti. O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek istiyorum; - Ne oldu? - Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde bizimle beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, "Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır. Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, "Bir ulusun en önemli görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır. " Ben bir baba olarak sizi duyduğum zaman kendi kendime düşündüm: Ben bir baba olarak çocuğumun çocukluğunu doya doya yaşamasına fırsatlar yaratıyor muyum? Böyle bir sorunun o zamana kadar hiç aklıma gelmediğini fark ettim. Ben ne yapıyorum, diye düşündüm. Benim yaptığım sanırım birçok babanın yaptığının aynısıydı. Dokuz yaşındaki oğlum ben işten eve gelince beni görmemeye, benden kaçmaya çalışıyordu. Neden kaçmaya çalışıyordu, biliyor musunuz, Hocam? - Hayır, neden? - Çünkü onu görünce hemen şu soruyu soruyordum. "Oğlum bugün ödevini yaptın mı?" Tuhaf tuhaf bakıyor, gö... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU DiKKAT EKSiKLiĞi OLAN ÇOCUKLARA EĞiTiM

2014-05-01 09:11:00

  DiKKAT EKSiKLiĞi OLAN ÇOCUKLAR iÇiN YARDIMCI KURALLAR Bu kuralları anne babalar olarak bizler de okula destek olmak ve çocukların evdeki öğrenme süreçlerini hızlandırmak için kullanabiliriz. 1. Her şeyden önce, öğrencinizin yaşadığı sorunun, dikkat eksikliği olduğundan emin olmalısınız. Teşhis koymak doğal olarak öğretmenlerin işi değildir ancak bu konuda anne babayı yönlendirebilirsiniz. Çocuğa iyi ve doğru bir teşhis konulduğundan emin olana kadar da soru sormaya devam etmelisiniz. Bütün bu aşamalar sizin sorumluluğunuz değildir: ancak anne babaya destek olabilirsiniz.  2. Size yardımcı olabilecek kaynakları harekete geçirin. Eğer sınıfınızda birden fazla dikkat eksikliği olan çocuk varsa çok yorulursunuz. Okulun ve anne babaların desteğini isteyin. Bir sorun ortaya çıktığında danışabileceğiniz, bu konuda bilgili bir profesyonelle - psikiyatrist, psikolojik danışman, okul psikoloğu, çocuk doktoru - işbirliği yapmalısınız. Bu konuda size yardımcı olacak kişinin ünvanı değil, bu konuda ne kadar bilgisi olduğu, dikkat eksikliği olan kaç çocukla ilgilendiği ve sade, öz konuşabilmesi önemlidir. Anne baba ile sürekli iletişim kurarak onların da aynı hedefler için çalışmasını sağlamalısınız. 3. Kaldırabileceğiniz yükün sınırlarını bilin. Yardım istemekten çekinmeyin. Bir öğretmen olarak bu konuda uzman olmanız beklenemez.  4. Çocuğun kendisine, ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Dikkat eksikliği olan çocukların sezgileri genellikle çok gelişmiştir. Eğer nasıl daha iyi öğrenebilecekleri kendilerine sorulursa bunu anlatmaktan çekinmezler; ama bu bilgiyi gönüllü olarak anlatmaktan çekinirler çünkü anlatacakları yöntem genellikle sıra dışıdır. Bu yüzden &ou... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU VERiMLi DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERi devam

2014-04-28 01:37:00

Hayatınız Kimin Denetiminde? Çalışmaya başlamak ve bunu verimli biçimde sürdürmek konusunda temel faktörlerden biri, kişinin hayatıyla ilgili sorumluluk ve kararları almak konusundaki istekliliğidir. Bu ise çalışma için "iç disiplin" geliştirilmesini gerektirir. Hayatınızla ilgili sorumluluğu rastlantılara bırakırsanız çalışmanızı engelleyecek pek çok sebebiniz olacaktır. Eğer hayatınızla ilgili sorumluluğun bütünüyle size ait olduğunu kabul ederseniz çalışmaya başlamanız ve sürdürmenizi engelleyen sebeplerden hiçbiri sizi çalışmalarınızı programlamaktan ve sistemli olarak yürütmekten alıkoyamaz. Verimli Çalışma; Programlı Çalışmadır Zamanı programlamak yaşamı programlamaktır. Başarıya ulaşmak isteyen gencin zamanı günlük olayların akışı içinde rastlantılara bırakmadan, amacı doğrultusunda, planlı olarak kullanması gerekir. Çalışma Programınızı Hatırladınız Mı? İyi bir program "ne zaman çalışmalıyım" , "neyi çalışmalıyım", ne kadar çalışmalıyım", "nasıl çalışmalıyım" sorularına yanıt verebilmelidir.  Ne Zaman Çalışmalıyım? Öğrenciler, çalışma zamanlarını ayarlama yönünden farklılık gösterirler. Bir yanda, zaman buldukça, istek duydukça, sınavlardan hemen önce çalışarak “ toplu öğrenme” yapan öğrenciler bulunur. Bir taraftan çalışmaları zamana dağıtıp programlı olarak sürdürerek “ aralıklı öğrenme” yapan öğrenciler vardır. Uzun dönemli ve kalıcı bir öğrenme için çalışmayı en verimli olunan zamanlara düzenli aralıklarla dağıtarak programlamak gerekir.  Neyi Çalışmalıyım? Belleğim... Devamı

H.T.EGiTiMKOÇU VERiMLi DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERi

2014-04-28 01:28:00

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ DERS ÇALIŞMA İLE İLGİLİ YAŞANAN SORUNLAR   Çok sayıda öğrenci ders çalışma ile ilgili yakınmalarını ve sorunlarını sık sık dile getirir. Bunlardan bir kısmı ders çalışmaya başlamakta güçlük çektiğinden, bir kısmı çalışmayı sürdüremediğinden, bir kısmı da çalıştığı halde başarılı olamadığından şikayetçidir.   Yaptığımız araştırmalar ve öğrencilerle görüşmelerimiz sonucunda ders çalışma konusundaki sorunların başlıca şu nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıkıyor;   Öğrencilerin küçük yaştan itibaren çalışma alışkanlığı edinememiş olması ,   Yanlış çalışma alışkanlıkları,   Temel bilgi eksikliğinden dolayı dersleri anlayamama ,    Kendine güvensizlik, olumsuz duygu ve düşünceler,    Ailevi sorunlar.  Burada en yaygın neden olan "Yanlış Çalışma Alışkanlıkları"nı ayrıntıları ile ele almaya çalışacağız.   Yanlış çalışma alışkanlıkları genellikle şunlardır:       Amaçsız çalışma ,       Plansız ve programsız çalışma ,       Evin değişik yerlerinde çalışma,       Yatarak,uzanarak çalışma ,       TV karşısında yada müzikle çalışma ,       Ezberleyerek öğrenmeye çalışma ,       Kaynaklardan yararlanmama,    ... Devamı