H.T.EGiTiMKOCU ETKiLi DiNLEMEK VE NOT TUTMAK iCiN KOLAY YONTEM

2014-02-13 01:11:00

ETKİLİ DİNLEME VE NOT TUTMA Dinleme bir beceridir. Ve bu beceri birtakım ilke ve yöntemlerle çok daha etkili bir şekilde kullanılabilir. İnsan iletişiminin yaklaşık %90 ı sözel olarak yapılmaktadır. Bu iletişinin ancak yarısı kısa bir süre sonra hatırlanabilir. Aradan daha fazla zaman geçtiğinde ise %20-25 ini bile zor hatırlarız. Bütün bu nedenlerden dolayı etkili dinleme ilke ve yöntemlerini öğrenmek ve bunları uygulamak daha da önem kazanmaktadır. Etkili dinleme sadece söylenilenleri duymak değil, aynı zamanda bu söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve değerlendirmektir. Ayrıca etkin dinleme aktif bir süreçtir. Olaya bir de başka bir boyuttan bakalım. Etkin dinleme öğretmen-öğrenci ilişkilerini de olumlu bir yönde etkiler. Öğretmen genellikle kendini dinleyen ve dinlediğini çeşitli biçimlerde belli eden öğrencilere daha fazla ilgi gösterir ve onlara dönerek konuşur. Öğretmen dersi anlatırken dinleyicilere ihtiyaç duyar. Bu nedenle başını sallayan, not tutan, dikkatini yoğunlaştıran aktif öğrencilere daha fazla ilgi gösterir. Öğetmenin sınıf içindeki en önemli görevlerinden biri öğrenciye bilgi aktarmaktır ve bunu öğretmen genellikle anlatarak gerçekleştirir Öğrenci ise öğretmenin bu anlattıklarını anlamak amacıyla dinlemektedir. İşte önemli olan da öğrencinin bu dinleme işlevini nasıl yaparsa daha başarılı olacağıdır. Etkin bir dinleeyici olmak için "İFİKAN" adlı bir yöntemi uygulayabiliriz. Bu yöntem; İ - İleriye  F - Fikirler İ - İşaretler K - Katıl A - Araştır N - Not tut olmak üzere 6 basamaktan oluşmaktadır. Bu basamakları kısaca açıklayalım. Öncelikle ileriye bak basamağından başlayalım. Öğ... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU ERGENLERLE SOSYAL KONULARDA iLETiSiM

2014-02-07 03:34:00

 Ergenlik Çağında Sosyal Gelişme :                          Bu dönemde ebeveynlerin hala büyük etkisi olsa da, yaşıtların ne düşündüğü önemlidir. Ergenler, sosyal ilişkilerini etkileyeceğini hissettikleri şeyleri dikkatle dinlerler. Bir yere kadar ben merkezcidirler, çünkü enerjilerinin büyük bir bölümünü kendilerini anlamaya çalışmak ve sosyal çevreleri tarafından benimsenmek için harcarlar. Ergenler çoğunlukla, sanki tüm dünya kendi çevrelerinde dönüyormuş gibi bir izlenim verirler ve bu durum başkaları tarafından kabul görmeyince şaşırmış görünürler. Çocukluk kültüründen gençlik kültürüne geçiş, birçok açıdan bir toplumdan diğerine geçmeye benzer; ergenin karşılaştığı davranış ve tavır değişikliği bir tür şoka neden olabilir.   Üç tür yaşıt şoku tanımlanıyor.             (1) Dışlanma Şoku.  Çocuklukta çoğu kez, yakın çevrede oturanlar arasında arkadaşlık kurulur. Oysa ergenler arasında, grup üyeliği genellikle geçici hevesler, kulüpler ve çeteleşmeyle belirlenir. Ergen bu tür durumlarda kendini dışarıda hissedebilir. (2) İhanet Şoku. Çocuklar arkadaşlıklarını karşılıklı güven ve sadakat üzerine kurarlar. Ergenlik çağında ilişkiler daha karmaşıktır. Gençler kendilerini kullanılmış, yada bir başka arkadaş tarafından bir çıkar uğruna alet edilmiş hissedebilirler. (3) Hayal Kırıklığı Şoku. Çocuklar genellikle arkadaşlarını -sivilce, kilo vs.- oldukları gibi görürle... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU ERGENLERDE DAVRANIS DEGiSiKLiGiNiN NEDENLERi

2014-02-07 03:09:00

                                        ERGENLERDE DAVRANIS DEGiSiKLiGiNiN NEDENLERi Yalnızlık İsteği:                            Her genç yalnızlığını paylaşacağı ayrı bir odasının olmasını ister. Odasında saatlerce kalabilir. Önemsiz nedenlere kızabilir, kırılabilir. Gencin bu durumunun doğal karşılanması gerekir.             İsteksizlik Oluşabilir:                         Hızlı bir bedensel gelişme içinde oldukları için bu durum enerjilerini tam olarak kullanmalarına engel olur. Tüm enerji bedene yansır. Sonuçta isteksizlik oluşabilir. Bunlar kendini birtakım ağrı, sızlanma belirtileri veya ders durumundaki olumsuz etkilerde gösterebilir.   Toplumsal Zıtlık Durumu:                          Sürekli içinde bulunduğu ortama karşı çıkar. Bu nedenle çevresi ile olan ilişkilerinde zaman zaman geçimsizlik oluşabilir. (gerek aile, gerek okul, gerekse arkadaşlık ilişkilerinde.)                            Otoriteye Karşı Çıkma Eğilimi:   * Olay yaratmak. * İnsanları kızdırmak * Yerli yersiz ıslık çalmak * Dikkatsizlik * Sabırsızlık * Kabalık * Dalgınlık, aldırmazlık * İnatçılık * Kafa tutma * Şüphecili... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU ERGENLERi ANLAMA VE iLETiSiM KURMA

2014-02-07 02:34:00

ERGENLERİ ANLAMA VE İLETİŞİM KURMA  1.         GİRİŞ               Bizler hem anne-baba hem de eğitici/yönetici rollerini sergilemek durumundayız. Bir anne-baba için geçerli olan “evlat yetiştirmek” görevi, farklı şartlarda da olsa aynı içeriğe ve amaca sahip başka bir görev halinde bizlerinde çaba sarf ettiği ve yapmak zorunda olduğu bir durum haline gelmekte;   İnsan Yetiştirmek                Bu süreç içerisinde bireylerin sağlıklı ve mutlu kişiler olacak şekilde yetişmesi için tüm anne-babalar/öğretmenler, eğiticiler  ellerinde geleni yapıyorlar. Ne var ki, ailede ve okulda işler bazen gerektiği kadar iyi gitmiyor. Sorunun büyük bir bölümü, ebeveynlerin ergenlerin çılgın dünyasını anlamak için yeterince donanımlı olmamalarında yatıyor. En iyi niyetle başladıkları iletişim girişimleri bile genellikle yanlış anlama, öfke, bağırma ve duygusal uzaklaşma ile son buluyor. Sonuçta ne yazık ki ergenler çoğu kez kendilerini, gelişme ve büyümelerinde en önemli farkı yaratacak olan ebeveynlerinden kopmuş hissediyorlar.   Böyle olmasını ne ebeveynler ne de ergenler istiyor.   Acaba ergen çocuğumuza daha etkili ulaşmanın, onu anlamanın yollarını öğrenebilir miyiz? Daha sağlam ilişkiler kurabilmek için gereksinim duyduğumuz iletişim becerilerini geliştirebilir miyiz? Hem bizim hem de ergenlerin istediği yakınlığı yaratıp, çağımızın zorluklarına karşı direnmemizi sağlayacak bir anlayış köprüsü kurabilir miyiz?   Ergenlerle başarılı bir iletişim kurmanın zorluklarını yenmenize, onları anlamanıza ve bir ebevey... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU iLETiSiMi OLUMSUZ ETKiLEYEN FAKTORLER

2014-02-06 06:11:00

; 1 ÖĞÜT VERMEK ÇÖZÜM GETİRMEK YÖNLENDİRMEK: Gerek çocuğumuzla gerekse arkadaşlarımızla konuşurken iletişimi kesen bazı mesajlar vardır; *"Şöyle yap böyle yapma" *"Bu şekilde hareket etmemelisin" *"Buna üzüleceğine oturup dersini çalışsan daha iyi olur" *"Yoruluyorum diye yakınacağına geceleri erken yat" *"Kavga edeceğinize güzel güzel oynayın arkadaşlar kavga etmez" *"Paylaşmayı bilmezsen yalnız kalırsın tabi" *"Bu kadar düzensiz çalışırsan işlerini tabi yetiştiremezsin" gibi cümleler konuşan kişide direnç isyan yaratabilir konuşan kişiyi savunmaya itebilir Genellikle öğütahlak dersi vermek direk önerilerde bulunmak size sorununu açan kişide baskı veya suçluluk duyguları uyandırarak iletişimin kesilmesine veya yön değiştirmesine neden olabilir 2 YARGILAMAK ELEŞTİRMEK AD TAKMAK: *"Sen zaten hep kolaya kaçarsın" *"Bebek gibi davranıyorsun" *"Geri zekalı ne olacak" *"Şikayetten başka bir şey bilmezsin zaten" *"Sulugözbir arkadaşınla oynamasını bile bilmiyorsun" *"Hiçbir fedakarlığa katlanmak istemiyorsun" Genellikle yargılama ve eleştirme tepkileri ile karşılaşan kişiler kendilerini anlaşılmamış itilmiş haksızlığa uğramış daha çaresiz hissederler Bunun sonucunda iletişimi keser ya da öfkeyle karşılık verebilirler Özellikle çocuğunuzla iletişiminizde bu yöntemi sık kullanıyorsanız "o" sizin yargı ve eleştirilerinizi ve sık kullandığınız isimlendirmeleri (yaşına g&... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU COCUKLARLA VE ERGENLERLE iLETiSiMDEKi HATALAR

2014-01-31 21:33:00

Çocuklarla ve ergenlerde etkili dinleme yöntemleri ve iletişimdeki ifade hataları... 1-Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu ona zaman ayırmanız gerektiği anlamına gelir. Eğer zamanınız yoksa bunu söylemelisiniz. 2-O anki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemiyorsanız isteyinceye kadar bekleyin. 3-Duyguları ne kadar sizden farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz. 4-Çocuğun duygularını tanıdığına ve sorunun çözebileceğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuğunuzun sorunlarını çözdüğünü gördükçe zaman içinde kazanacaksınız. 5-Duyguların sürekli değil geçici olduğunu anlamalısınız. Nefret sevgiye, hayal kırıklığı umuda dönüşebilir. 6-Çocuğu yaşamını sizin verdiğiniz ama sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Bu çocuğun kendi duygularının olmasına ve nesneleri kendine göre algılamasına izin vermenize destek olur. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ama karışmamalısınız. İletişimde İfade Hataları: Çocuklar, gençler ile anne-babalar arasında çıkan en büyük anlaşmazlıklar, çocuğun veya gencin yaptığı olumsuz davranışlar sırasında oluşur. Gencin yapmış olduğu bir davranış ebeveynler tarafında kabul edilemez bulunduğunda genellikle gösterilen tepkiler şöyledir: “Sen nasıl bunu yaparsın? Ne zaman adam olacaksın? Geri zekalı!” bu gibi çıkışlar kızgınlığı belirten ifadelerdir. Burada kullanılan ifade tarzı gence yönelik Sen mesajı yani sen dilidir. Toplumumuzda kızgınlık ifadeleri genellikle sen dili ile yapılır. Ancak bu tarz ifadeler kızgınlığın nedenini açıklamaz. Gençlerle yapılan birçok görüşme sonrasında ortay... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU iLETiSiM ENGELLERi

2014-01-31 09:27:00

iletişim Engelleri     1)Emretme, yönetme “Yapman gerekir…” “… yapacaksın” “yapmak zorundasın…”       Korku ya da aktif direnç yaratabilir; Söylenenleri tersine “denemeye” davet edebilir; İsyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir   2) Uyarma, tehdit etme (göz dağı verme) ’’yapamazsın…olur” “Ya yaparsın, yoksa…”     Korku, boyun eğme yaratabilir; Söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini “denemeye” yol açar; Gücenme, kızgınlık, isyankârlığa neden olabilir     3) Ahlak dersi verme, vaaz etme “…yapmalıydın” “senin sorumluluğun” “…şöyle yapmak gerekir”         Zorunluluk ya da suçluluk duyguları yaratır; Çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir (“Kim demiş?”)     4)Öğüt verme, çözüm getirme, fikir verme “Ben olsam…” “Neden…yapmıyorsun?” “Bence…” “Sana şunu önereyim…”       &Ccedi... Devamı

H.T.EGiTiMKOCU(OGRENCi VE AiLE) TA$ MI SERT,KAFA MI?

2014-01-16 08:40:00
H.T.EGiTiMKOCU(OGRENCi VE AiLE) TA$ MI SERT,KAFA MI? |  görsel 1

                                         BiR HiKAYE: TA$ MI SERT,KAFA MI? Vaktiyle bir cocuk vardi.Medresede okurdu. Kavuklu hocalardan ders alir,ogretilenleri anlamaya calisirdi Fakat kafasi kalinca idi. Butun gayretine ragmen pek bir sey ogrenemezdi. Okumaya karsi da fazla istek duymazdi.Arkadaslari onu gecmis,okumayi ilerletmislerdi. O ise hala bir yil oncesinin kitaplarini okuyordu, Gunlerden bir gun kararini verdi: -Kafam cok kalin, diye dusundu. Zekam az. Bu durumda okuyamam.iyisi mi koyume tarla islerine doneyim der. Bu maksatla bir sabah yola koyuldu.Az gitti, uz gitti bir ovaya dustu. Sicak bastirmisti.Cok da yorulmustu.Yolun kenarinda bir magara vardi, ama girmeye korkuyordu. icerisinin serin oldugundan emindi.Cunku gunes almiyordu, ama ya ayi filan rastlarsa ne olacakti. Bunlari dusundugu icin yuregi urperiyor, iceri girmeye bir turlu cesaret edemiyordu. Sonunda sicak ve yorgunluk baskin cikti. Ne olursa olsun magaraya girecekti. Kararini verdi.Adimlarini agir agir atti. Korktugu seylerle karsilasmayinca sevindi.Korkusu biraz olsun dagildi. Bir koseye buzuldu.Sonra uzaniverdi. Birden gozu magaranin tavanindan yere damlayan suya takildi.Yukarda birikiyor ve damla kendini tasiyamayacak kadar buyuyunce kopup yerdeki tasin ustune dusuyordu.     Kim bilir kac yildir boyle devam edip gidiyordu bu. Tas oyulmustu.Oysa tas sertti. Su damlasi ise yumusakti. Yumusacik su damlasi nasil oluyor da tasi deliyordu? Birden simsekler cakti Beyninde. Yumusacik su damlaklari senelerce aka aka sert taslari deliyordu.  Kendisi de israrla Derslerine calisir, okuma istegiyle hocalarini dinlerse zamanla kafasina bir seyler girerdi. -Benim KAFAM SU TA$TAN DAHA SERT DEGiL YA diye soylendi.  Onemli olan Sebat etmekti. Su su kadar sebat etmek.Su Tas kadar sebat etmek. &nb... Devamı